New Women Connectors (NWC) ve Irkçılığa Karşı Avrupa Ağı (ENAR)
İnsan Hakları Savunucusu Sandra Alloush’a Yönelik Irkçı Profil Oluşturma ve Polis Şiddetini Kınıyoruz
Ortak Açıklama — 16 Haziran 2025
16 Haziran 2025 sabahı, Yeni Kadın Bağlantıları (NWC) Savunuculuk Sorumlusu, aynı zamanda Irkçılığa Karşı Avrupa Ağı’nın (ENAR) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Alloush Sandra Alloush, Almanya’nın Kehl kentindeki bir tren istasyonunda Alman polisi tarafından ırksal profillemeye maruz bırakıldı, gözaltına alındı ve fiziksel olarak taciz edildi. Alloush Fransa’dan Almanya’ya trenle seyahat ederken şiddet ve kriminalizasyona uğradı.
NWC ve ENAR, Alman sınır polisinin sistematik ırksal profilleme uygulamalarını ve ayrımcı polis müdahalelerini — özellikle ırkçılaştırılmış bireyler, göçmenler, mülteciler ve göçmen kökenli olduğu varsayılan kişilere yönelik uygulamaları — şiddetle kınamaktadır.
Olayın Özeti:
Fransa’da yaşayan Sandra Alloush, Almanya’ya seyahat ederken Kehl’de durduruldu ve kimliği soruldu. Geçerli Fransız oturum iznini ve seyahat belgesinin yenileme sürecinde olduğunu gösteren resmi bir belge sundu.
Ancak, hiçbir gerekçe gösterilmeden dört polis memuru tarafından tren istasyonunun önündeki karakola götürüldü. Neden sorgulandığını ve arandığını sorduğunda agresif bir tavırla karşılaştı, iki erkek polis tarafından zorla trenden indirildi. Karakolda iki kadın polis tarafından çıplak aramaya tabi tutuldu, aşağılayıcı bir muameleye maruz kaldı. Parmak izleri ve fotoğrafları alındı, Almanya’ya yasa dışı geçmeye çalıştığı ve polise direndiği yönünde sahte bir belgeyi imzalamaya zorlandı. Birkaç saat gözaltında tutulduktan sonra, Kehl’den yürüyerek Fransa’ya dönmesi istendi ve sınırı geçtiğinden emin olmak için polisler eşlik etti. Telefonundaki olayla ilgili video ve fotoğrafların silinmesi zorunlu tutuldu ancak istasyon, sokak ve karakoldaki güvenlik kameraları olayı doğrulayabilecek niteliktedir.
Sandra Alloush’un ifadesi:
“Bu sabah Fransa’nın Strasbourg kentinden Almanya’nın Berlin şehrine trenle seyahat ederken, Fransız-Alman sınırındaki Kehl tren istasyonunda Alman sınır polisi tarafından geçerli pasaportum olmadığı gerekçesiyle durduruldum. Geçerli Fransız oturum iznimi, süresi dolmuş seyahat belgemi ve yenileme sürecinde olduğunu gösteren resmi belgeyi sundum. Buna rağmen son derece düşmanca bir muameleyle karşılaştım.
Şiddetle gözaltına alındım, daha fazla şiddetle tehdit edildim, karakola götürüldüm, çıplak aramaya tabi tutuldum. Tüm eşyalarım arandı, parmak izim alındı, fotoğraflarım çekildi, serbest bırakılmayacağım tehdidiyle belgeleri imzalamaya zorlandım ve bir suçlu gibi muamele gördüm. Saatler süren aşağılayıcı muamelenin ardından Fransa’ya yürüyerek dönmeye zorlandım.
Fiziksel şiddet acı vericiydi, ama yaşadığım travma ve psikolojik etkileri çok daha derin. Bir mülteci, kadın ve insan hakları savunucusu olarak, bu deneyimin şiddetinden ve bu tür sınırdaki istismarın ne kadar normalleştiğinden derinden sarsıldım.”
NWC ve ENAR’ın Yanıtı:
Mülteci ve göçmen kadınlar tarafından yönetilen, kapsayıcı politika yapımı ve sistemik adaleti savunan bir kuruluş olarak NWC, bu açık insan hakları ihlalini asla kabul etmez ve ekip üyemize uygulanan şiddeti ve ırksal profillemeyi açıkça kınar.
Anila Noor (NWC Kurucusu ve Genel Müdürü):
“NWC olarak, bu olayın Sandra gibi tanınmış bir insan hakları gazetecisinin başına gelmiş olmasından büyük üzüntü duyuyoruz. Fransa merkezli bir mülteci aktivist olarak Sandra, pek çok adaletsizlikle karşılaştı ama bu yaşadığı, bugüne kadarki en ağır şiddet biçimidir.”
Nurhidayah Hassan (NWC Ortaklıklar ve Toplum Sorumlusu):
“Maalesef Avrupa’da ırksallaştırılmış kişilerin sınır ve polis şiddetine maruz kalması alışılmadık bir durum değil. Ancak bu gerçeği sessizce kabul etmemeliyiz. Almanya’da polis şiddeti giderek artıyor ve mülteciler, göçmenler ve ırksal olarak hedef alınan bireyler orantısız şekilde etkileniyor. Hep birlikte sesimizi yükseltmeli ve yapısal ırkçılığa ve devlet şiddetinin normalleşmesine karşı durmalıyız.”
Emmanuel Achiri (ENAR Göç ve Polis Şiddeti Politik Danışmanı):
“ENAR Başkan Yardımcısı Sandra Alloush’un Kehl’de Alman sınırında yaşadığı bu şiddet, tekil bir olay değil. Siyah ve kahverengi bireylere karşı ırksal profillemeyi ve şiddeti meşrulaştıran daha geniş bir sistemin parçası. Bu durum, 2024 Schengen Sınır Kodu Reformu ile daha da derinleşmiştir. Bu olayın tam ve şeffaf şekilde soruşturulmasını talep ediyoruz. Ayrıca Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu’nu, Schengen Sınır Kodu’na acilen belirli değişiklikler getirmeye çağırıyoruz. Göç kontrolü, asla insanları ırk temelinde hedef almak için bir bahane olmamalıdır.”
NWC ve ENAR, değerli meslektaşımız, topluluk üyemiz ve dostumuz Sandra Alloush’u destekleyecek; bu olayın soruşturulmasını ve Alman polisinin eylemlerinden dolayı hesap vermesini talep edecektir.
İletişim için:
communication@newwomenconnectors.com



