İçeriği görüntüle
Bu çalışmada Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) bünyesindeki Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu tarafından farklı tarihlerde verilen dört ayrı karar incelemeye konu edilmiştir. Bu kararların ortak noktası, başvurucuların nüfus kayıtlarındaki din hanesini “Tengri” olarak değiştirmek istemesidir. Din ve vicdan özgürlüğü ile bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiğinin iddia edildiği bu kararların tümünde, Kurul tarafından ihlal olmadığına karar verilmiştir. Hem söz konusu taleplerin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından çeşitli bahanelerle reddedilmesi hem de bu kararlara karşı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kuruluna yapılan, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasını dile getirilen başvurularda Kurul tarafından ihlal kararı verilmemesi; din ve vicdan özgürlüğünün bir parçası kabul edilen “tanınma hakkı” bağlamında, ayrımcılık yasağının ihlaline yol açmış gözükmektedir. Çalışmada özellikle şu sorular yanıtlanmaya çalışılmıştır: - Bu kararların hangi yasal ve anayasal hükümlere dayandırıldığı ve bu hükümlerin doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı; - Tarafların haklarının göz önünde bulundurulup bulundurulmadığına ve ayrımcılık yasağına hâkim olan ilkelere uygun davranılıp davranılmadığı; - Kararların, özellikle ayrımcılık yasağı ve din ve vicdan özgürlüğü bakımından toplumsal ve kurumsal etkileri; - Kararlara yönelik eleştiriler, kararların eksik kalan veya geliştirilmesi gereken yönleri üzerinde durulacaktır. Kararlarda, mevzuattaki aksi bir yoruma izin vermeyen açık düzenlemeler karşısında, kişilerin nüfus kayıtlarındaki din hanesini yazılı beyanla değiştirmelerinin kamu düzenini nasıl bozduğuna veya buna izin verilmemesinin kamu düzenini nasıl koruduğuna dair herhangi bir ilgili ve yeterli gerekçeye yer vermeksizin ayrımcılık yasağının ihlal edilmediğine karar verilmesi, Kurul’un ayrımcılık yasağı konusunda yeterli farkındalığa sahip olmadığını veya bu yönde bir farkındalığı olmasına rağmen ayrımcılık yasağını bizzat ihlal etmekten çekinmediğini göstermektedir. Kararlar, TİHEK’in kuruluşundan bu yana dezavantajlı grupların önemli sorunlarına ilişkin, diğer bir deyişle Türkiye’de yaşayan farklı gruplara dair etnik köken ayrımcılığı, azınlık din ve inanç gruplarına dönük din ve inanç temelinde ayrımcılık ya da toplumsal cinsiyet ayrımcılığı yapıldığına ilişkin ihlal kararı vermeme eğilimini sürdürmektedir.
Skip to content