Irkçı Saldırılar ve Nefret Suçları Özel Bülteni 2021

2021 yılında başta Kürtler ve Suriyeliler olmak üzere, farklı etnik köken ve inanca sahip gruplara yönelik ırkçı söylemler, uygulamalar ve saldırılarda çarpıcı bir artış gözlemlenmiştir. Bahse konu saldırılar; kişilerin evlerinin işaretlenmesi, mal, hane ve işyerlerine zarar verilmesi hatta vücut bütünlüğünü ve yaşam hakkını tehdit edecek saldırılara varacak kadar çeşitlilik arz Devamı…

Çeviri: Nefret Suçu Mağdurlarına Verilen Desteğe İlişkin Örnek Kalite Standartları’nı Türkçeye çevirdik!

Çeşitli suç türleri arasında nefret suçu, mağdurlarda travma(lar) yaratabilmektedir. Nefret suçunun zarar verici etkisi ve mağdurların ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda, nefret suçu mağdurlarına uzmanlaşmış destek verilmesi önem arz etmektedir. Öyle ki bu destek, bazı devletlerde eşitlik kurumları ve STÖ’lerin koordinasyonu veya adalet sistemi içerisinde verilmekteyken bazı devletlerdeyse nefret suçu mağdurlarına Devamı…

Seçim Kampanyalarında Ayrımcılık ve Nefret Söylemiyle Mücadele Hakkında Tavsiye Kararı

EQUINET – Avrupa Eşitlik Kurumları Ağı tarafından 20 Mart 2019 tarihinde yayımlanan “Recommendation on Combatting Discrimination and Hate Speech in Election Campaigns” (Seçim Kampanyalarında Ayrımcılık ve Nefret Söylemiyle Mücadele Hakkında Tavsiye Kararı) başlıklı kararın Derneğimiz tarafından çevrilmiş Türkçe halini sunarız.

Irkçı Nefret ve Ayrımcılık

“Ötekilere” Yönelik Irkçı Nefret ve Ayrımcılık Etki̇n Soruşturmadan Azade Türkiye’de hiçbir idari ve adli makam “ötekilere” yönelik ırkçı nefret ve ayrımcılık içeren haberler/ yayınlar karşısında harekete geçmiyor. Söz konusu Türklük, Sünnilik ve Müslümanlık olduğunda hemen işlemeye başlayan devlet ve adalet çarkları   Ermeniler, Aleviler, Kürtler, Rumlar, Yezidiler, Süryaniler, Romanlar, Araplar Devamı…

Ayrımcılığa Göz Yummayın!

Ayrımcılık  ve nefret söylemi birbirini beslemeye devam ediyor.   Yeterli yasal güvencelerin yokluğu ve adli mercilerin bu suçları etkili yollarla soruşturmaması ayrımcılığı ve nefret söylemini gündelik olağan pratikleri haline getirmiş durumda. En son yaşanan ve kamuoyuna da yansıyan iki olay, TBMM’nin vakit kaybetmeden  ayrımcılık ve nefret söylemi ile ilgili insan hakları standartlarına uygun ve etkin olarak uygulanacak bir yasal düzenleme yapmasının gerekliliğini bir kez daha ortaya koymuştur. (daha&helliip;)